Günümüzde yapay zekanın ilaç geliştirme süreçlerindeki rolleri giderek önem kazanıyor. Bu alanda teknoloji firmaları, yatırımlarını artırarak yeni çözümler üretmeyi hedefliyor. Özellikle Amazon Web Services (AWS), erken dönemdeki ilaç keşfini hızlı ve verimli kılmayı amaçlayan Amazon Bio Discovery adlı platformunu duyurdu.
Amazon Bio Discovery, bilim insanlarının yeni ilaç adaylarını daha hızlı bir şekilde oluşturup test etmesine olanak tanıyor. Platform, geniş kapsamlı biyolojik veri setleriyle beslenen 40'tan fazla yapay zeka modelini entegre ederek potansiyel moleküllerin tasarım ve değerlendirme aşamalarını otomatik hale getiriyor. Ayrıca yapay zeka destekli sistemler, araştırmacılara doğru modeli seçme, verileri optimize etme ve adayları analiz etme konularında rehberlik ediyor.
Platformun dikkat çeken özelliklerinden biri de lab-in-the-loop yaklaşımıdır. Bu sistem sayesinde bilim insanları, belirledikleri molekülleri direkt olarak entegre laboratuvarlara yollayıp sentezleme ve test süreçlerini başlatabiliyorlar. Alınan test sonuçları tekrar platforma iletiliyor ve böylece veri akışıyla modeller sürekli dünden daha iyi hale getiriliyor.
Böylelikle hesaplamalı biyoloji ile fiziksel laboratuvar çalışmaları tek bir döngüde birleşiyor. Ayrıca Memorial Sloan Kettering Cancer Center ile yürütülen iş birliği, bu platformun potansiyelinin ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor. Kurum, yaklaşık 300 bin yeni antikor molekülü geliştirirken bunlardan en iyi 100 bin adayı test sürecine dahil etti.
Bu gelişme, genelde bir yıl süren araştırma süreçlerinin haftalar içinde tamamlanmasını sağlıyor. AWS ise Amazon Bio Discovery’nin amacının araştırmacıları ikame etmek değil; onların verimliliğini arttırmak olduğunu özellikle vurguluyor. Platformun ilk kullanıcıları arasında Bayer, Broad Institute ve Voyager Therapeutics gibi öncü isimler bulunuyor.
Aynı zamanda bu yılın mart ayında AWS, sağlık sektörü için özel bir yapay zeka ajanı platformunu da tanıttı; kısa zamanda bu aracın geniş kitlelere ulaşmasını sağladı.